Yürekleri burkan dramın hikayesi (Röportaj)

AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin ile Selman’ın cansız bedeninin annesine kavuşma mücadelesini anlatan Şafak Salıcı'nın Ali Şahin ile gerçekleştirdiği röportaj sizlerle...

Yürekleri burkan dramın hikayesi (Röportaj)

Selman Khan’ın yürek burkan hikayesine , “Oğlumun cansız bedeni bile olsa bana ulaştırın” diyen bir annenin feryadını duyarak harekete geçen ve bu konuda kendisinin bile duygulandığını ifade eden AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin ile Selman’ın cansız bedeninin annesine kavuşma mücadelesini anlatan detaylı röportajı sizlerle...

YÜREK SIZLATAN DRAM

İş umudu ile Pakistan’ın Peşaver kentinden Bulgaristan’a 8 bin kilometre yol kat eden ve Bulgar polisleri tarafından ayakkabıları da dahil olmak üzere tüm eşyaları alınaraktan sınırda dondurucu soğukta ölüme terk edilen Selman Khan’ın (23) dramı yürekleri sızlattı. Oğlu Selman’ın cesedine ulaşmak hususunda bir annenin çaresizliğini ve duruma müdahil olarak oğul ile anneyi buluşturan AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin, mücadelesini siz değerli okurlarımız için gazetemize anlattı. Yaşanan hadisenin kendisini de hüngür hüngür ağlattığını söyleyen AB Bakan Yardımcısı Ali Şahin’in röportajı duygulandırdı.

Sn. Bakanım siz Kopenhag’da iken bu durumdan nasıl haberiniz oldu?

“SELMAN’IN DRAMI O MEKTUP İLE BAŞLADI”

Bir gün sabah işe gelirken Tivitter’i açtım ve bir mesaj gördüm içeriği lütfen bu fakir aileye yardımcısı olur musunuz şeklindeydi. Altına Cenap Ali diye başlayan bir mektup paylaşmışlar. Çocuklarının Bulgaristan’da çalışmak için Türkiye’ye kadar geldiğini sonrasında Türkiye sınırında bir şehirde hayatını kaybettiğini ve oğullarının cesetlerine kavuşmak istediklerini, bunu yapmamız durumunda ömür boyu dua edeceklerini yazmışlar. Okuyunca ilk aklıma gelen Sezai Karakoç’un Masal şiiri oldu. O şiir de tam da bu dramı anlatıyordu. Bir anne baba düşünün oğlunu 23 yaşında gönderiyorsun kayboluyor ve cesedini istiyorsun. O an şunu düşündüm kendi evladım olsa ben de cesedine kavuşmak isterim çünkü bir mezarı olsun isterdim.

Okuma yazma bilmeyen bir annenin yakarışı binlerce km öteden size ulaştı. Bu konuda sizin girişimlerinizle Kırklareli Valisi, THY Genel Müdürü de olmak üzere birçok isim seferber oldu. Yaşanan süreci kısaca değerlendirir misiniz?

“SELMAN ANNESİNE BİR DAMAT GİBİ GİTMELİYDİ”

Kırıkkale Valisi’ne bağlandım ve bu dramdan bahsettim. Bu çocuğun cesetinin anne babasına ulaştırılması gerektiğini söyledim. Türk Hava Yolları ile de görüşüp çocuğun cesetinin ailesine ücretsiz bir şekilde ulaştırılması gerektiğini belirttim. Gün içinde bu süreci hızlandırdık ve Jandarma Albayımız Selahattin Bey bizimle temasa geçti. Albayımız videolarını, fotoğraflarını paylaştı ve zaman zaman da bu tür vakalarla karşılaştıklarını ve gelmesinler diye, ibret olsun diye böyle şeyler yapıldığını belirtti. Bu sürekli yaşanan şeyler aslında. Benim amacım bir daha bu tür şeylerin yaşanmamasını sağlamaktı. Bu konuda bir duyarlılık yarattık. Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü’nü aradım ve bu evladın anne babasına kavuşturulması gerektiğini anlattım. Sağ olsunlar üzerlerine düşen görevi de yerine getirdiler. Annesi evladının yüzünü gördüğünde daha çok üzülmesin diye özel bir tabutta ve bakım yaparak ulaştırmaya çalıştık. Tabiri caiz ise onu damat gibi göndermek istedik annesine. Cenazenin ulaştırılması için 100 dolar gibi bir de rakam istendi. Ama cenazenin gönderilmesi için para alınmaması gerekiyor. İnsanlar cenaze bekliyor. Ben bu konuda da Gümrük Bakanlığı ile görüşüp bu tür insani durumlarda ücret alınmaması gerektiğini gündeme aldım. Tüm bu süreci ailesine telefon yolu ile bilgi de verdim. Söz verdim Selman ailesine ulaşacak diye.

Selman’ın cenazesinin uçağa bindirilmesinden ailesine geçinceye kadar ki süreci nasıl kontrol ettiniz?

“SÜRECİN BİRE BİR TAKİPÇİSİ OLDUM”

Aradan bir gün geçti ve 21. 30 uçağı ile Selman’ı uçağa bindirdik. Selman’ın her anını da fotoğraflattırdım ki ailesinde bir güven oluşsun diye. Selman’ın cenazesinin uçağa bindiğini resmi olarak öğrenene kadar her şeyi an ve an kontrol ettim ve ailesine bilgi vererek Selman’ın yola çıktığını belirttim. Sabaha kadar uyumadım ve ailesi ile irtibat halinde kaldım. Ailesi de sabah tabutunu aldıklarını bir video ile bana ulaştırdılar. Ben Selman’ı onlara teslim edinceye kadar her şeyi paylaştım onlar da Selman onlara ulaştıktan sonra her şeyi benimle paylaştı. Ben de bir anneyi mutlu etmenin onu evladına kavuşturmanın mutluluğunu yaşadım.

Selman’ın cenazesini ailesine ulaştırdıktan sonra ailesinden nasıl geri dönüşümler aldınız?

“BENİ BİR OĞUL BİR ABİ KABUL ETTİLER”

Selman’ın abisi Şevket de kardeşinin kendilerine ulaşması ile benimle şu paylaşımda bulundu. “Allah seni öylesine mutlu etsin ki o mutluluğu kaldıramayasın. Bütün bir aile olarak bu yaptığın iyiliği unutmayacağız. Bu iyiliği bize benim kan kardeşimmiş gibi yaptın bize. Bütün ailem sizin için dua ediyor. Bizim acımızı kederimizi hafiflettin. Eğer dünya bugün hala ayakta ise bu sizin gibi güzel insanlar sayesindedir. Şunu bilmiyorduk ki sizin gibi güzel insanlar hala hayatta var. Bütün kız kardeşlerim sizin için dua ediyor. Bu günden itibaren benim gerçek bir kardeşimsin. Benim gerçek bir kardeş olsa sizin yaptıklarınızı bize yapmayabilirdi. Bundan sonra gerçek kardeşimsin. Benim annem seni kendisine oğul kız kardeşlerim kendilerine abi kabul ettiler”.

Selman Khan’ın hikayesi gerçekten birçok yaşanan durum gibi içler acısı. Ölümünün üzerinden annesinin “Cansız bedeni de olsa kavuşturun bana yavrumu?” feryadından sonra neler hissettiniz?

“BİRÇOK İYİLİK YAPTIM ANCAK HİÇBİRİ BENİ BU KADAR ETKİLEMEDİ”

Hayatımda elimizden geldiği kadarıyla hep iyilik yapmaya çalıştım. Birçok insana iyilik yaptım ancak hiçbirisi bir batının sınırlarında donarak hayata son nefesini vermiş evladı doğudaki annesine kavuşturmak kadar olamazdı. Bu olay geçtiğimiz hafta yaşandı. Durumu arkadaşlarıma da anlattım ve bir arkadaşım Selman’ı rüyasında görmüş. Selman rüyada bembeyaz bir nehirde gülümsüyormuş. Hemen Selman’ın annesi Manra’yı aradım ve bu rüyadan bahsettim. Mahsun olma dedim onun yeri cennet dedim. Manra bana mahsun değilim Allah Selman’ı aldı ama bana Ali’yi verdi dedi. Selman’lar bir daha ölmesin diye tüm bu hikayeyi sosyal medya hesabımdan paylaşmak istedim. Tüm bu yaşananlar Pakistan gazetelerinde de yer aldı. Paylaşımı yaptığım Pazar gününde sosyal medyanın gündemi de tamamen Selman oldu.

Selman Khan’ın durumu gibi üzücü olayların yaşanmaması için Avrupa Birliği Bakanlığı olarak ne girişimler yapılabilir

“ BATI HİÇBİR ZAMAN MÜLTECİLERİ İYİ BAKMADI”

Savcılık olayı inceleme altına aldı. Yaşanan bu durumu uluslar arası mesele haline getirip bir dava açma imkanımız olmuyor. Çünkü sınırdan geçen kişi illegal yollarda geçmeye çalışıyor Bulgaristan’a. Batı zaten mültecilere sıcak bakmıyor. Savaştan kaçan Suriyelilere bile tekme atan onları Akdeniz’in serin sularında boğulmaya mahkum eden kaba kuvvetten ne beklenir ki. Bu duruma duyarlılık gösterecekler mi hayır. Neden bizim buralara kadar gelmesine izin veriyorsun neden sınıra gelmesine izin veriyorsun diyecekler.

Selman Khan’ı feryat eden annesine ulaştırırken neler hissettiniz?

SELMANI SAĞ TESLİM ETMİŞ GİBİ MUTLU OLDUM

Selman'ı eğer Pakistan'ın Peşaver şehrindeki annesine kavuşturmasaydık Selman bugün bir kimsesizler mezarlığında meçhul bir mezara sahip olacaktı. Annesi ömür boyu Selman'ın cesedinin nerede olduğunu düşünüp kahrolacaktı. Şimdi ise doğduğu şehirde Annesinin ziyaret edip, çiçekler ekip, toprağına dokunup başında dualar edebileceği bir mezarı var selmanın. Bu çok önemliydi. Selmanı annesine canlı kavuşturmak isterdik. Ancak meçhul bir mezar yerine Selmanın hemen yürüme mesafesinde annesinin sevdiklerinin dokunabilecekleri bir mezarı olması bizi teselli etti.Doğunun bir çocuğu olan Selman'ın Batı'nın merhametsiz sınırlarında son bulan Doğulu son yaşam olmasını diliyorum.”(Röportaj: Şafak Salıcı)

 

 

 

 

 

 

Haber Merkezi
13.01.2017

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz

BENZER HABERLER