Yıl 1938 Kasım. 10’u Mustafa Kemal Atatürk’ü sonsuzluğa uğurladığımız gün. Saygı ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad olsun. 81 yıldır her 10 Kasım’da tüm yurtta törenler hazırlanır, şiirler okunur. Atatürk’ün yaşamı devrimleri yurtseverliği ilkeleri ve inkılapları anlatılır. Atatürk’le ilgili seminerler düzenlenir filmler izlenir. Etkinlikler hafta boyunca sürer. O hafta Atatürk’ün haftası olarak kutlanır. Sınıf panolarımıza okul koridorlarındaki panolara Atatürk’ü anlatan yazı ve resimlerle fotoğraflar donatılır. Devlet adamlığını, çocuk sevgisini, savaşlardaki kahramanlıklarını, insan sevgisini, vatan sevgisini, millet sevgisini anlatır dururuz. Çünkü ona da saygımız minnetle duygumuz sonsuzdur. Bu anlatımlar hep duygu yüklüdür. Anlatırken yaşar gibi oluruz. O günleri duygularımızı çocuklar ve biz göz yaşlarımızı tutamayız bazen. Mustafa Kemal Atatürk hem cephede asker olarak hem lider olarak insanlık tarihinin önemli bir kişiliğidir. Trablusgarp’tan Çanakkale’ye Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne kadar yedi düvele ün salmış bir asker. Hayata gözlerini yumduğu 57 yaşına kadar mükemmel bir lider olmuştur. Öğrenme isteği inanılmazdı. Kitap okumak, nefes almak gibiydi onun için. Çocuk yaşlarında bile eline geçen her kuruşu kitaba veren savaş meydanlarında bile fırsat bulduğu her an kitap okuyarak geçiren bir insan. Elbette okuduklarından etkilenecekti. Bu önemli kişilik oluşurken kimlerden etkilenerek hayatına yön vermiştir. Okuduklarından araştırdıklarından edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Yerli ve yabancı birçok yazarın kitaplarını ve yazılarını okumuştur. Fransızca ve Almanca yazılmış gazete ve dergileri takip etmiştir. Ziya Gökalp, Abdullah Hamit, Mehmet Emin Yurdakul, Kılıçzade, Hakkı Yusuf Akçura, şehbenderzade, Filibeli Ahmet Hilmi, Namık Kemal ve Tevfik Fikret gibi yazarların kitaplarını ve yazılarını okumuştur.
Mustafa Kemal’in hayatına yön verenlerin başında Tevfik Fikret geliyordu. Siperlerde bile okurdu okurken notlar alırdı. “Ben devrim ruhumu ondan aldım. Tevfik Fikret’i tanıyanlar benim ne yapmak istediğimi kavrayacak kimselerdir” diyordu. Sadece fikri manada değil giyim kuşam zevkini de örnek alıyordu.
Namık Kemal, zihin dünyasının bir parçasıydı. Manastır’dayken Vatan Yahut Silistre’yi izlerken göz yaşlarınıtutamamıştı. Henüz öğrenciyken Descartes, Kant, Durkheim, Voltaire, Jean-jocgues Rousseau, Stuartmill gibi yazarların kitaplarını okumuştur. Hayatı boyunca 3 bin 997 kitap okuduğu biliniyor.
Divan şiirine meraklıydı. Fuzuliye ait 6 şiiri Türk harfleriyle kendi el yazısıyla kaleme almıştır.
1927’de Nutuk’u yazdı. Kurtuluş Savaşı’nın başından itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş belgesini kaleme aldı. Üç ayda tamamladı. 19 Mayıs 1919’da 20 Ekim 1927 arasını kapsıyordu. Yazı bölümü 534 sayfa, 308 sayfa mektup, telgraf gibi belge bulunuyordu. Hem yazdı hem de TBMM kürsüsünde bizzat okudu. Günde altışar saatten altı gün sürdü. Toplam 36 saat 31 dakikada okumayı bitirdi. Milli Mücadele’yi resmi olarak kayda geçirmek hem de halka hesap vermek duygusuyla yazmıştır. Okumayı siyasi vasiyetnamesi olan “Gençliğe Hitabe” ile bitirmiştir.
“Bilim, Matematik’tir” diyordu. “Evren Matematik diliyle yazılmıştır, evrenin harfleri üçgenler daireler geometrik biçimlerdir” diyordu. “Herkes Matematik bilgisinin gerekli olduğuna inanmalı, Matematik olmadan dünya anlaşılmaz” diyordu ATATÜRK.
1936 yılında 44 sayfalık geometri adıyla kitap yazdı. Geometri terimlerine Türkçe karşılıklar türetti. (Okuduklarım Yılmaz Özdil’in Mustafa Kemal Kitabındandır)
İşte Mustafa Kemal Atatürk kısaca bu… anlatmakla bitmeyen liderliği sayesinde milli varlığımız sona ermek üzereyken istiklalimizi kazanmak için dökülen kanlara minnet borçluyuz. Atamızı her 10 Kasım günü dünyada hiçbir lidere nasip olmayan bir bağlılıkla ve minnetle anıyoruz. Böylelikle Atamıza olan borcumuzu bir nebze ödemiş olmanın huzurunu yaşıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anarken vatan için gözlerini kırpmadan canlarını veren aziz şehitlerimizi de şükranla ve minnetle anıyoruz.
“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” Mustafa Kemal Atatürk